Ayrılığın Acısı ( Bir kadının Ağzından)

Ayrılığın Acısı ( Bir kadının Ağzından)

Ayrılığımızın üzerinden çok değil sadece bir kaç hafta geçti.  Başlarda sana kırgındım dönmeyeceğini bildiğim halde ‘dönerse asla affetmem’ diyordum.

Kendi kendimi kandırmaya çalışıyordum. Sen gidince kendimi koca bir boşluğa bıraktım. Sanki hiç gelmemişsin, sanki o kadar ayı birlikte geçirmemişiz, sanki hiç sevmemişiz gibi.

Unuttum sanmıştım taa ki; düne kadar. Dışarıda sabahlara kadar gezerken, arkadaşlarla gülüp eğlenirken iyi hoşta evde yalnız kaldığında ya da karanlıkta yastıkla baş başa kaldığında işler hiçte kolay olmuyor. Mesela hayatıma onca kişiyi soktum hepsinin her kelimesinde seni arıyorum. Sana ne kadar kızsam da seni onlarla kıyaslıyorum. En kötü halin bile kimseye benzemiyor.

En acısı da baksana unutamamışım. Senin yerine başkasını koymaya çalışmak çok garip geliyor. Anlaşılan kızgınlığım geçti ama aşkım geçmedi. Unutamamışım işte. Ne kadar etrafa gülücükler saçsamda unutamamışım.

Çok değil bir kaç gün önce kendime acı vermemek için mesajlarını sildim, kafamda türlü şeyler kurmaktan vazgeçtim hatta numaranı sildim.

Böyle daha kolay unuturum sandım. Başlarda kafam rahattı evet, ama sensizlik kötü işte. Çok kötü. Bana bağırmalarını bile özlüyorum. Giden sensin, ben gitseydim daha kolay unuturdum.

Çünkü ben sadece sevmediğim birinden gidebilirdim. Demek ki sen sevmiyorsun. İşte bu çok ağırıma gidiyor.

Söylediğin her şeyin sadece bir yalandan ibaret olması çok ağırıma gidiyor. Yinede dönmeni istiyorum, işte ben bu kadar aptal aşığım.

Dönmeni yeniden bana sinirlenmeni, kızmanı, kıskanmanı, en güzeli de yeniden bana aşkım demeni istiyorum. Çünkü kimse senin gibi aşkım diyemiyor.

Ben sadece seni seviyorum, hala ve hiç bıkmadan. Bittiğine inanamamak diye bir şey var. Belkide bunlar hep beni bırakıp gittiğin için. Belkide benim kendime yediremediğim gidişin değil, yalanların ve vazgeçişin. O kadar bekledim ki belki sesimi özler dedim. Gelmedin, aramadın. Senin beni unutabilmen hayatına devam edebilmen canımı yakıyor.

‘ Bir damla göz yaşın için dünyayı yakarım’ diyen adam beni hıçkırıklara boğup gidiyor. sensiz olamam dediğimde ‘şimdiye kadar nasıl bensiz yaptıysan bundan sonrada devam edersin’ deyip gidiyor.

Bunları hatırladıkça nefesim kesiliyor. Şimdi sen pişman olup dönsen ben affederim ederim, kabul. Ama eskisi gibi güzel olamayız, yaşattıklarını unutamam.

Ne gitmeni istiyorum ne de dönmeni. Seni istiyorum, unutamıyorum ve biliyorum imkansız diye bir şey yok. Ama ‘seven gitmezdi’ diye bir şey var. Sen gittin ve beni bitirdin.

Ben boşluktayım geride kalıp hayatı mahvolanım kendisiyle çelişkiye düşenim, dönmeni isteyip dönmeyeceğini bilen, dönsen de seninle yeniden bir bütün olamayacağını bilenim. Çünkü sen bitirdin. Onca hatırayı geçtim de seni deli gibi sevdiğimi bildiğin halde bırakıp gittin, sen bitirdin.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir