KURANI OKUMA, ANLAMA

Siz kıymetli okurlara selam un aleyküm diyerek Rabbim (cc) in izniyle burada sohbet etmeye başlıyoruz,

Rabbim (cc) hayırlara vesile kılsın inşallah. beni aranıza kabul ettiğiniz için hepinize teşekkür ederim. Allah (cc)’ ın birlikte Kendisinin (cc) rızasına uygun işlere vesile oluruz duasıyla bismillah diyorum efendim. her şeyin başı olan Kuranla bende başlamak istiyorum.

KURANI OKUMA ANLAMA

KURAN NASIL OKUNUP ANLAMAYA ÇALIŞILMALI?

İslam dairesine girmenin ilk koşulu Kuranı Kerimin Allah’ın cc kitabı O cc nun sözü olduğu gerçeğini asla unutmamaktır. Ve bu Yüce Kitabı doğru okumaktır.

Kitabı kerim bu konuda da muhataplarına yol gösteriyor. Başta bu kitabı okumaya başlarken;

Öyleyse Kur’an okuduğun zaman kovulmuş şeytandan Allah’a sığın. (Nahl/98) diyerek işe başlamamız gerektiğini söylüyor.

KURANI OKUMA, ANLAMA

Diyebiliriz ki, zaten euzu besmele çekerek okumaya başlıyoruz. Doğru; gerçekten öyle yapıyoruz ama ne dediğimizi bilmeyerek, lafa ola beri gele misali ruhsuz bir besmele, istenen Rabbe sığınma bu mu peki? Tabi ki değil. Şuurla; bu kitabın baş düşmanının şerrinden, bu kitabın sahibinin korumasına sığınmak lazım!

Bilinmelidir ki; bu kitabın düşmanı en çok bu kitaptan samimi bir şekilde faydalanmak isteyen, Onunla hem hal olanlarla uğraşır. O halde böylesine büyük bir düşmandan, bozguncudan daha büyük, daha güçlü birisine sığınmak, yardım istemek, güvencesi altına girip samimi bir şekilde yardım talep etmekle işe başlamak lazım. Bunu yaparken sadece dildeki söylemlerle kalmayıp, şerrin geleceği şeytan’ ı da iyi tanıyıp, bu şerri engelleyecek Allah (cc)’ a kalben, gönülden ve şuurlu bir şekilde teslim olarak söylemek lazım gelir.

 

Yapmasak ne olur?

Kalplerden uzak, dilden aşağıya inmeyen bu sözler bir anlam ifade etmediğinden bu günkü toplumun tablosu oluşur. Yani şu zamanda yeryüzünün büyük kısmında büyük bir nüfusla okunan kuranın aynı nüfusun bu kitaptan aynı oranda faydalandığı tezat ı gibi. Bugünkü dünya coğrafyasında Müslüman nüfus 2 milyar civarı gerçekten kuranı okuyanlarda bu civarda bir nüfusken ezilen, yerlerde sürünen bir Müslüman dünya var realitede. O zaman kuran bu Müslümanlara neden yol göstermez? Göstermez! Çünkü bu kitabı doğru okumayarak, Kitabın kendisinden sahibinin istediği gibi hidayetlenmeye çalışmıyoruz.

Böylesine yüce bir kitabı okumaya başlarken olduğu gibi ona dokunurken de onun emirleri doğrultusunda hareket etmek lazımdır. Bu konuda Yüce kitap; Ona ancak temizlenenler dokunabilir. Veya (Ona sadece tertemiz kimseler el sürebilir.) (Vakıa/79) diyor.

Kaynağı kâinatın Rabbi (cc) olup, Kâinatın, huzur, barış ve birbirileri ile olan en düzenli ilişkilerini belirleyen anayasadan faydalanmaya çalışılırken tertemiz bir şekilde ona bakmak lazımdır. Kirli pis şeyler, temiz şeylere temas ettiğinde o temiz şeyleri de kirletirler (bu söz tabiidir ki  Yüce yaratıcının kelamı olan kuranı Kerim için geçerli değildir ama okuyana fayda sağlamaz anlamında doğrudur). Bu temizlik görünen yani maddi temizlik olduğu gibi manevi temizliktir de aynı zamanda..

Açıkçası ben daha çok maddi değil de manevi temizliğin olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu Kitabı, kâfir de Müslümanda Necis müşriklerde ateistlerde elleyebilirler dokunabilirler. Müslümanlardan da temiz olmayanlar dokunabilirler. Ama işin manevi dediğim kısmı, bu kitaptan Onun istediği şekilde faydalanma kısmıdır. Yani esas söylemek istediğim şey bu Kitaptan Rabbinin istediği bir şekilde faydalanıp, huzurlu bir hayat sürerek dünyadaki imtihanını kazanmak istiyorsan tertemiz bir şekilde onu okumalısın.

Niyetin temiz, halis, saf olmalı.

Ondan Rabbinin istediği bir şekilde faydalanmak arzu ve isteği dışındaki bütün amaçlardan arınıp temizlenerek okumalısın. Öğrenci dersi dinlerken, ders kitabını okurken, kitaptan dersini çalışırken, dinleyici konuşmacıyı dinlerken, okur kitabı okurken nasıl ki anlamak, öğrenmek, kendi dağarcığına bir şeyler katmak, geleceğini güzelleştirmek, bir şeyler kazanmak isteyerek okur/dinlerse bu kitaptan da kitabın amacı doğrultusunda teslimiyetle okumaya/ öğrenmeye başlanmalıdır. Ona, Onun istediği şekilde teslimiyetle yaklaşmalıdır ki, amaç hâsıl olsun. Başka bir amaçla okumak temiz, dürüst bir yaklaşım tarzı değildir. Çünkü maksadın dışında bir yaklaşımdır, amacın dışına çıkmaktır, buda dürüst bir yaklaşım olmadığından temiz bir niyet değildir.

 

Burada amaç yani Kitabı Kerimden faydalanma, onu okuma amacı; bu kitabı anlayarak kâinatın Rabbine (cc) nasıl kulluk yapılacağını öğrenip bizzat hayat pratiğine uygulamak, uygulamaya çalışmaktır Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. (zariyat/56) kısaca bu kitabı okumanın esas amacının Allah (cc)’ a nasıl kulluk edileceğini pratik hayatımızda uygulamak üzere öğrenmeye çalışmaktır.

Bunun dışındaki amaçlarla okunmaz mı? Okunabilir bu amaca ne kadar uygun bir niyetle okunursa Rabbim (cc)’de değerlendirmesini ona göre yapacaktır herhalde. Maddi temizliği savunanlara da bir sözüm yok, abdestsiz el sürülmez diyenlere de bir şey demem bu konuda tartışacak durumda da değilim açıkçası. Ben abdestli olarak okurum anlamaya çalışırım değerli âlimlerin tefsirlerini karıştırırım bir sonuca varmaya uğraşırım. Buradan da çıkarılacak anlamlardan bir tanesinin bahsettiğim anlam olduğunu düşünürüm. (Elbette en doğrusunu da Rabbim Azze ve celle bilir.)

KURANI OKUMA ANLAMA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir