İmama Sonradan Uyan Ne Yapmalı?

Allah buyuruyor ki;

Allah’ın mescidlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namaz kılan, zekatı veren ve Allah’tan başka kimseden korkmayanlar iman ederler. İşte onlar,doğru yolu bulanlardan olabilirler.
| Tevbe suresi 9\18

Önemli bir mazeret olmadıkça Müslümanların namazlarını camide cemaatle kılmaları önemli bir dini görevdir. Bu hususta cemaatle namaz kılmaya özendirici ve cemaatle namazı terk etmenin vebalini hatırlatıcı pek çok hadis vardır.

”Bir kimse evinde güzelce temizlenir, sonra Allah’ın evlerinden birine giderse, attığı adımlardan her biri bir günahı silinip yok eder; diğer adımda da onu bir derece yükseltir.”

| Hadis-i Şerif; Müslim, Mesacid, 28

Cemaatle namaza bu derece önem verilmesi, cemaatle namazın, birlik, beraberlik, yardımlaşma ve dayanışmaya sağlayacağından dolayıdır. Namazı cemaatle kılmak, önemli bir sünnet olup, İslam’ın belirgin özelliklerindendir. Mazeretsiz cemaati terk etmek doğru değildir. Çünkü İslam’ın önemli bir şiarı terk edilmiş olur.

İmama Sonradan Uyan Ne Yapmalı?

İmama Uyanların Kısımları

İmama uyanlara genel olarak muktedi denir.

İmama uyanlara üç kısımda inceleyebiliriz

  • MÜDRİK: İftitah tekbirini imam ile beraber alana denir. Yani namazın evvelinden sonun kadar aralıksız imama uyana denir. İmamın ilk rekatın rüküsuna yetişen de o rekata yetişmiş sayılır ve müdrik adını almış olur. Namaza imamla başlamanın fazileti pek büyüktür. Bu hususta aşağıdaki meseleler geçerlidir.
  • Bir kimse, tek başına bir farz namaza başladıktan sonra bulunduğu yerde o farz namaz, cemaatle kılınmaya başlarsa bakılır; eğer namaza başladıktan sonra henüz secdeye varmamışsa namazını bırakır, imama uyar, cemaat sevabını kazanmaya koşar , bu müstehaptır. Ve eğer bir kere secdeye varmışsa bakılır ; kıldığı namaz , sabah ve akşam namazı ise yine bırakır, imama uyar. Fakat bunların ikinci rekatı için secdeye varmış ise artık bırakmaz , tamamlar , imama uyamaz . Çünkü sabah namazından sonra nafile kılınamayacağı gibi , üç rekatlı bir namaz da nafile olarak kılınamaz .
  • Öğle namazı gibi dört rekatlık bir farz ise kıldığı bir rekatta bir rekat daha ilave eder teşehhütte bulunur , selam verip imama uyar ,evvelce kıldığı o iki rekat , nafile olmuş olur .Böyle bir namazın üçüncü rekatında bulunup da henüz secdesine varmamış ise , hemen ayağa kalkar ve selam verir . İmama uyar , tek başına kıldığı rekat yine nafile olur . Fakat bu namazın üçüncü rekatında secdesini yapmış olursa bu namazı tamamlar , farzı yerine getirmiş olur . Ve bu namaz , öğle veya yatsı namzı olduğuna göre daha sonra imama da nafile olarak uyar . Fakat ikindi namazı ise uyamaz . Zira ikindi namazından sonra nafile kılınması mekruhtur .

MESBUK : İmamı rekatların birini yahut ikisini kıldırdıktan sonra imama uyana denir. İmamla uyduğu rekatları i tamamlayıp imamın selamından sonra namazdan ayrılma-yayıp kıraatlı yani Kuran’ı Kerim okumakla, kaçırdığı rükü ve secdeleri iade ederek namazını tamamlar.

Mesbuk hakkında aşağıdaki meseleler geçerlidir.

  1. Mesbuk , kaza edeceği rekatlarda tek kılan gibidir . Mesela bir kimse imama sabah namazının ikinci rekatında uyacak olsa , mesbuk olmuş olur . Bu halde tekbir alıp susar , imam ile beraber son kaide de yalnız tahiyyat duası (ettehiyyatu) okur , imam selam verince kendisi ayağa kalkar , imam ile kılmamış olduğu ilk rekatı kılmaya başlar , ‘’ Subhaneke‘’ den ve ‘’ Euzu’’ ile ‘’ Besmele’’den sonra Fatiha’yı şerife ile bir miktar ile Kuran-ı Kerim okur, usulu üzere rukuya , secdelere gider , daha sonra oturup tahiyyat duası ile ‘’Allahumme salli … ve barik …) ve ‘’Rabbena atina ‘’ duasını okuyarak selam verir. Akşam namazının ikinci rekatında imama uyan kimse de birinci rekat hakkında bu şekilde hareket eder.
  2. Mesbuk dört rekatlı namazlarn ikinci rekatında imama uyacak olsa , üç rekatı imam ile beraber kılmış olur , teşehhütten sonra ayağa kalkar . ‘’Subhaneke’’ yi ve ‘’ Euzu’’ ile ‘’ Besmele’’ yi ve Fatiha’yı şerife ile ilave ediceği ayetleri okur , ruku ve secdelere varır son kaideyi yaparak namazını selam ile tamamlar.
  3. İmama rukuda iken uyan kimse , o rukunun ait olduğu rekata yetişmiş olur .Fakat imamı secde halinde bulan kimse , hemen secdeye varırsa da bu secdenin ait olduğu rekatı kılmış sayılmaz bu sebeble o rekatı yukarıda geçtiği gibi kaza etmesi gerekir .
  4. Mesbuk , imam selam verdikten sonra ‘’Allahu Ekber’’ diyerek ayağa kalkıp noksan kalan rekatları tamamlar . İmam daha selam vermeden mesbukun kalkıp noksan kalan rekatları kaza etmesi uygun değildir . Ancak namaz vaktinin çıkması gibi bir zaruret bulunursa o zaman kalkabilir . Bununla beraber imam henüz selam ile namazdan çıkmamış olunca , mesbukun teşehhüt miktarı oturması lazımdır . Bundan evvel kalkması caiz değildir.
  5. İmam , teşehhüdü bitirmedikçe mesbukun kıyamı ve kıraatı muteber değildir . Bu sebeble mesbuk , birinci veya ikinci rekatı kaza için ayağa kalkar da , imamın teşehhüdü bitirdiğinden sonra namaz caiz olacak miktar Kuran okursa , namazı caiz olur. Fakat bundan daha az olursa namazı olmaz.

LAHİK: İftitah tekbirinde beraber uymuş, ama sonra hades (abdestsizlik) vaki olup ,tekrar abdest alır ve gelip imama uyar. Yine önceden uyduğu gibi kıraatsız yani Kuran’ı Kerim okumaksızın , rükü ve secde tesbihlerini eder. İmamın arkasında duran gibi olup konuşmadığı sürece namazını kılar. Bu kimseye lahik denir.

Yanlız böyle olan biri camiden çıktıktan sonra pek yakın mahalden abdest almalı. Zira ileriye giderse , namazı fasid (bozulur) olur diyen alimlerimiz vardır. (Bu durum bayanlar için söz konusu değildir . Zira böyle bir durum gerçekleşse namazda örtmeleri gereken avret (kapatılacak yer) yerlerini abdest nedeniyle açması gerekip, namazın setri avret olan farzı ihlalinden dolayı namazın bozulmasına sebeb olur.)

Lahık hakkında aşağıdaki meseleler geçerlidir.

İmama uyan bir kimse , dördüncü rekatta iken burnu kanasa saftan ayrılır , namazı bozacak birşeyle uğraşmaksızın hemen abdest alır , mümkün olduğu yerde imama uyar . İmam selam vermiş olursa kendi başına dördüncü rekatı hiç birşey okumaksızın imamın arkasında kılıyormuş gibi tamamlar . Çünkü lahik , hükmen imamın arkasında namazını kılmış sayılır.

Aynı şekilde bu hadise üçüncü rekat vaki olsa da , imam dördüncü rekata başlasa ,lahik abdest alıp evvela o üçüncü rekatı kıraatsız olarak kılar ,daha sonra yetişemeyeceğini bilirse hemen imama uyar , imam selam verince kendisi kalkar , üçüncü rekatı kıraatsız olarak kılar , selam verir . İmam sehiv secdelerinde bulunacak olsa , lahik namazını henüz tamamlamamış ise , onunla beraber bu secdeleri yapmaz , bilakis namazını tamamlar , ondan sonra bu sehiv secdelerini yapar .

Önemli not; İmama uyan bir kimse imamı rükûda bulsa , rükûa yetişeyim diye acele tekbiri inerken alsa, imama uymuş olamaz. İmamı rükûda bulduğunda , imama uyup tekbiri ayakta tekmil edip (tamamlayıp) sonra rükûa gider. İmamın beli ile beraber olup ruku teşbihini beraber ederse , o rekata uymuş olur. Ama rükûa inerken imamın beli doğrulsa, o rekata yetişmiş olmaz.

Kaynak : Elmali Hamdi Yazir , Sahih-i Muslim Tercemesi , Ömer Nasuhi Bilmen Büyük İslam İlmihali ve Mızraklı İlmihali

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com