Tebessüm

Tebessüm

Çocuklara mızıka çalıyordu yeni yıl.

Bu sesi duyan küçük bir kız çocuğu, yoldan geçen bir yabancıya gülümsedi.

Bu gülüş adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Birden geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı.

Hemen bir selam yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki; her öğlen yemek yediği lokantada, garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı.

Garson kız ilk defa böyle bir bahşiş alıyordu. Akşam eve giderken; kazandığı paranın bir kısmını her zaman köşe başında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı.

tebessüm

Adam öyle sevindi ki, ilk kez karnını gerçek anlamda doyurduktan sonra, ıslık çalarak bodrum katındaki tek odasının yolunu tuttu.

Öyle neşeliydi ki, yolda bir saçak altında titreşen köpek yavrusunu görünce, kucağına alıverdi. Küçük köpek, gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu.

Sıcak odada sabaha kadar koşuşturdu. Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı. Bir yangın başlıyordu. Dumanı koklayan köpek öyle bir havlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra bütün apartman.

Anneler, babalar dumandan boğulmak üzere olan yavrularını kucaklayıp ölümden kurtardılar. Bütün bunların hepsi beş kuruşluk maliyeti bile olmayan bir tebessümün sonucuydu.

Güzel bir bakışın kalbe yolculuğundan kalanları toplamak gibi.

Tebessüm Kana en hızlı karışan ilaçtır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir