Osmanlı Camilerinin Girişlerinde Neler Yazıyor?

Osmanlılar sekiz yıl hüküm süren ama sarayına uğramayıp gazadan gazaya koşarak ömür geçiren sultanlara sahiptiler fakat bu arada sanatta ve ince ruhlu olmakta da kılıcın yapabildiğinden daha etkili işler ortaya koyabiliyorlardı. Sadullah Yıldız Osmanlı camilerinden bazılarını giriş kitabelerini derledi.

 

İnsanlığın bugüne miras aldığı yorumlarının açık ara en azametlisi, yüksek perdeden en düşüncelisi ve -kelimenin dikkatli bir kullanımıyla- tekâmülde en ilerisi olan Osmanlı medeniyeti, İslam medeniyet yorumları arasında da fevkalade titizlikle işlenmiş bir yere sahiptir.

Sahabe zamanından devralınan cevher, bu nurun takipçisi milletler ve topluluklar tarafından farklı yorumlarla etrafa şuleler olarak saçıla gelmiş, ardından Osmanlılar alicenaplık ve hamiyetperverlikle sahiplenip omuzladıkları nuru müstesna bir fedakârlık ve azimle her gittikleri yere en ince dokuma usulleriyle nakşetmişler ama bu arada nurun izzetinden feragat etmemişlerdir.

Osmanlılar sekiz yıl hüküm süren ama sarayına uğramayıp gazadan gazaya koşarak ömür geçiren sultanlara sahiptiler fakat bu arada sanatta ve ince ruhlu olmakta da kılıcın yapabildiğinden daha etkili işler ortaya koyabiliyorlardı. İnşa ettikleri muhteşem mabetlere de öyle güzel şekiller verdiler ki bugün o camiler sayesinde sayısız turistin kalbini burada alıkoyuyor ve memleketine öyle gönderiveriyoruz.

Daima umut, sürekli iyimserlik hâli ve Allah’a dair rahmet dolu bir telakki

Kâh azametlisi kâh mahalle mescidiyle insanın üzerinde sarsıcı bir tesir bırakan Osmanlı camilerinin bu kredilerinde yer yer büyük paya sahip olmakla birlikte bazen kitabeler de rol oynamaktalar. Camilerin birçok yerine de oraya adım atanların davranışlarına katkısı olması umulan veya direkt cami ile ilgisi bulunan ayetler yazılırdı.

Genellikle cennetle ve müjdelenmeyle ilgili ayetlerin tercih edildiği giriş kitabeleri, Osmanlılar’ın ruh dünyasıyla ve dine bakışlarıyla ilgili mühim ipuçlarından birini de faş etmektedir: Daima umut, sürekli iyimserlik hâli ve Allah’a dair rahmet dolu bir telakki.

İşte sık kullanılan kitabelerden örneklerle 10 cami giriş kitabesi:

(Mealler için kendim cüret etmedim ve Ali Fikri Yavuz hocadan istifade ettim.)

1- Müminlerin cennette karşılanma merasimini anlatan Zümer suresinin 73. ayetinde, cennete girmek için kapılara gelenlere meleklerin söyleyeceği cümle zikredilir: “Selamet size! Günah kirinden tertemizsiniz. Artık ebedî olarak kalmak üzere girin oraya.”

Köşeleri keskin olmayan ve göze çok hoş gelen bir eda ile yazılmış bu kitabe Galata’daki Arap Camii’nin avlulu girişinde bulunur.

2- Zamanı için olduğu gibi günümüze göre dahi devasa sayılabilecek çapta bir yapılar toplamını kendi cebinden inşa ettiren Sultan III. Selim, Üsküdar’daki külliyesinde bulunan Büyük Selimiye Camii’nin geniş merdivenlerinin sonundaki dış avlu kapısı için pek manidar bir ayet (Tevbe, 18) seçmiş: “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, [gereği üzere namazı kılan, zekâtı veren, Allah’tan başkasından korkmayan] kimseler imar eder.”

Söz konusu ayet köşeli parantez içinde kalan kısımları kapsamaksızın kullanılmış ve zaten kitabelerde genel olarak seçilen kısmı da burasıdır.

3- Yine cennete girecek müminlere meleklerin söyleyeceği bir cümle, bu kez Rad suresinin 24. ayeti: “Sabrettiğiniz için size selam olsun. Ahiret saadeti ne güzeldir.”

Beyazıt Camii’nin meydana bakan avlu kapısı üzerindeki bu celi sülüs nefaset, kıbletü’l-küttap namıyla anılan ve kalem erbabının mesleğe adım atarken kabri başına giderek Fatiha okuyup teberrük ettikleri, hattatların piri Şeyh Hamdullah tarafından çekilmiş. (Lâleli Camii girişinde aynı ayet farklı bir üslupla görülebilir.)

4- Takvalı iman ehlinin ölüm esnasında canlarının bedenlerinden nasıl ayrılacağını anlatan Nahl suresinin 32. ayet-i kerimesinde şöyle buyrulur: “Takva sahipleri o kimselerdir ki melekler, canlarını hoş ve rahat oldukları hâlde alırlar: Selam size, yapmış olduğunuz güzel işlerin mükâfatı olarak girin cennete, derler.”

Bu ayetin “selam size, yapmış olduğunuz güzel işlerin mükâfatı olarak girin cennete” bölümü bir müjde olarak cami girişlerinde de başka yerlerdeki hat tertiplerinde de tercih edilegelmiş. Sultan III. Ahmed’in annesi Emetullah Rabia Gülnuş Sultan’ın üç sene gibi kısa bir zamanda inşa ettirdiği caminin avlu kapıları üzerindeki birkaç ayetten biri olan bu nefis sülüs yazı Bursalı Hezarfen Mehmed Efendi’nin elinden çıkmış.

5- Diğerlerine nispeten pek rastlanmayan bir seçim: Bakara suresinin 115. ayeti. Camilerin her yere inşa edilebileceği, yeryüzünün müminler için mescit olduğu hakikatini hatırlatan meali şöyledir: “Doğu ve batı, her yer cenab-ı Allah’ındır. [Hangi tarafa yönelirseniz orası Allah’a ibadet yönüdür.] Şüphesiz ki Allah’ın mağfireti geniştir, o her şeyi bilendir.”

Kitabede kullanılan kısım köşeli parantez içindekidir, ayetin tamamı ise tırnak içindeki bölümün hepsi. Bebek Hümayun-ı Abad Camii’nden.

6- Kanunî Sultan Süleyman devrinin hakkaniyetli ve marifetli şeyhülislamı Sunullah Efendi, aynı zamanda hayır hasenat tarağında bezi olan bir âlimmiş ki Fatih’teki Kovacılar Sokağı’nda bir cami bina ettirmiş. Kendisinin adıyla anılmayan bu Hüsam Bey Camii’nin girişindeki kitabe, yapının 1911’de geçirdiği yangının ardından yapılan tamiratı müteakip eklenmiş. Bugün de bir parça bakıma ihtiyacı var gibi görünmektedir.

Cami girişlerinde ve mihraplarda en sık tercih edilen cümle olduğu söylenebilecek Nisa suresinin 103. ayetinin söz konusu kısmının meali şöyledir: “Namaz, müminler üzerine vakitleri belirli bir farz olmuştur.”

7- Üsküdar-Mihrimah Sultan Camii’nin hazire tarafındaki kapısı üzerinde bulunan etrafı akantüs süslemeli kitabe Hicr suresinin 46. ayetidir. Yine bir cennet müjdesi: Takva sahiplerinin cennetlerde ve pınar başlarında yapacağı keyf ü sefayı haber veren ayetin ardından bu cümle gelir: “Girin oraya; selametle, emin olarak.”

8- Nerdeyse beş yüz yıllık bir külliye olan Zal Mahmut Paşa kompleksinin güzide camisi girişindeki bu ayet seçimi de namaz konusuna değiniyor ama yine ipin ucunu cennete uzatmadan edemiyor. Mearic suresinin 34-35. ayetleri: “Onlar ki namazlarını gözetirler (şartlarına riayet ederek gereği üzere devamlı olarak kılarlar). İşte bunlar, cennetlerde ikram olunanlardır.”

9- “Allah tarafından bir söz olarak onlara selam vardır.” Yasin suresinin 58. ayeti diğerleri kadar olmasa da cami girişlerinde görebileceğimiz ayetlerden biridir. İşin ucunda yine bir esenlik, ferahlık ve hoşnutluk söz konusu; Osmanlılar başka türlü bir mesajı cami girişine layık görmüyorlar.

Bu kare Gülhane’nin restorasyonda mı yıkımda mı belli olmayan -haziredeki mezarların hâli içler acısıdır- mabedi Zeynep Sultan Camisi’nin Zeynep Sultan Cami Sokak tarafındaki girişinden. Eser 1183/1769’da III. Ahmed’in kızı Zeynep Asime Sultan tarafından yapılmış. Kitabe de aynı tarihi taşıyor.

10- İstanbul Valiliği’nin yanı başındaki Nallı Mescit’in tarihi Fatih Sultan Mehmed devrine dek giderse de ne dışındaki zebra misali elbisesi -ki bu restorasyon tarzının neden hoş karşılandığını anlayamamaktayız- ne de iki girişinde bulunan ayet ve hadis kitabelerinin tarihi o kadar eski değil. Bu şirin caminin Nuruosmaniye cihetine bakan girişindeki hadis-i şerif kitabesi h. 1320/m. 1902 tarihini taşıyor.

Üç bölüm hâlindeki kitabe sağdan sola; “kâle Aleyhisselam” (Allah’ın Resûlü dedi ki), “es-salâtü ‘imâdü’d-dîn” (namaz dinin direğidir), “sadaka Resûlullah” (Allah’ın Resûlü doğru söyledi).

Sadullah Yıldız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir