BATI MEDENİYETİ ETKİSİ ALTINDA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ!

Kıymetli dostlar konumuza başlamadan önce anekdot niteliğinde birkaç cümlelik hatırlatma yapmak isterim.

Bugünkü batıyı oluşturan kültür aslında yeni, çağdaş ve modern değildir.

Bugünkü batı medeniyetinin temelleri bundan asırlar önce Aristo’lar, Sokrates’ler, Platon’lar, Thales’ler vs tarafından atılmış daha sonraları, Nietzche’ler, Freud’lar,Marks’lar tarafından devam ettirilmiş fikirler üzerine bina edilen medeniyettir. Yani tarihsel olarak baktığımız dada, fikirsel olarak incelediğimizde de söyledikleri gibi değil gerici ve bağnaz bir medeniyeti çok net görüyoruz.

Lâkin bu zihniyetin çok iyi yaptığı bir şey vardır ki; ona kısaca “BOYAMA-DEĞİŞTİRME” illüzyonu diyebiliriz. Nedir bu illüzyon dediğimizde hayatın akışı içinde görebilene çok net görünüyor deriz. Şöyle ki; batı kendince bir takım değerler, inanışlar, doğru lar, hak hukuk adalet anlayışı üretir toplumu bu yönde şekillendirir ve şekillendirme aşamasında da kendi değerlerine karşı olan her şeyi yanlış, kötü, haksız, gösterir hatta bu değerler ilahi bile olsa.

İçkiye özendirip şuursuz bir toplum, çıplaklığa özendirip fuhuş ve zevk cinsellikle beslenen kör bir toplum, tüketime ve konfora özendirip israf, ve maddeci bir toplum, sınırsız özgürlük ve egoistliğe özendirerek maneviyatsız bir toplum oluşturur bunun üzerinden beslenerek zenginleşirken bozduğu bu toplumu ” düzeltme adına” kendi koyduğu değerlerle tekrardan bir kat daha bozarken bir yandan dada bir daha sömürerek servetini bir kat daha katlar.

İncelemeye çalışacağımız “İstanbul sözleşmesi” ni de bu bakış açısıyla değerlendirmenizi tavsiye ederim. Bir an için yetiştirildiğimiz batı kökenli kültür akide ve ölçülerden kendimizi soyutlayalım müntesibi olduğumuz din ve yetiştiğimiz coğrafyanın değerleri ile bakmaya çalışalım. Bunu yapamazsak yukarıda bahsettiğimiz o illüzyonun etkisinden kurtulamayacak ve oluşturulan çemberi kıramayacağımızdan doğruları görmemizde çok zorlaşacak beklide hiç olmayacaktır. Şimdi bakalım neymiş bu çok konuşulan sözleşme?

BATI MEDENİYETİ ETKİSİ ALTINDA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

Avrupa Konseyi Sözleşmeler Dizisi – No. 210

Kadına Yönelik Şiddet ve Aile içi Şiddetin  Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair  Avrupa Konseyi Sözleşmesi            İstanbul, 11.V.2011

Bu sözleşme 11.5.2011 yılında İstanbul’da yapıldığı içinde ismine İstanbul sözleşmesi denmiş ya da öyle bilinmiş.

Bu sözleşmeye Avrupa konseyi üye devletleri ve başka ülkelerde imza koymuşlardır. Sözleşmenin girişinde bir sürü yaldızlı laflar ve daha önce yapılan bir dünya başka anlaşmalara atıflar var. Onları buraya almaya yerimiz müsait olmadığından kuru kalabalığa girmeden sözleşmenin öne çıkan temel amacını şöyle özetleyebiliriz. “ İsminden de anlaşılacağı üzere kadına şiddetin önlenmesi, kadın erkek eşitliği ve cinsiyet ayrımcılığını ortadan kaldırma” olarak söylenebilir, daha doğrusu bu sözleşmeyi yapanların iddiası böyle.

Şimdi imkanlarımız ve gücümüz nispetinde bu sözleşmeye fırsat buldukça göz atalım;

“Madde 4 – Temel haklar, eşitlik ve ayrımcılık yapılmaması

  1. Taraflar herkesin, özellikle de kadınların, gerek kamu gerekse özel alanda şiddete maruz kalmaksızın yaşama hakkını yaygınlaştırmak ve korumak için gerekli olan yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.
  2. Taraflar, kadınlara karşı her türlü ayrımcılığı kınayacak ve ayrımcılığı önlemek üzere, özellikle aşağıdakiler dahil olmak üzere, gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır:
  •  ulusal anayasalarında veya ilgili diğer mevzuata kadın erkek eşitliği ilkesini dâhil edecek ve bu ilkenin uygulamada gerçekleştirilmesini temin edeceklerdir;
  • yerine göre, yaptırımların uygulanması yolu da dâhil olmak üzere, kadınlara karşı ayrımcılığı yasaklayacaklardır;
  • kadınlara karşı ayrımcılık yapan yasa ve uygulamaları yürürlükten kaldıracaklardır.

3. Taraflar bu Sözleşme hükümlerinin, özellikle de mağdurların haklarını korumaya yönelik tedbirlerin, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, ulusal veya sosyal köken, bir ulusal azınlıkla bağlantılı olma, mülk, doğum, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen veya mülteci statüsü veya başka bir statü gibi, herhangi bir temele dayalı olarak ayrımcılık yapılmaksızın uygulanmasını temin edeceklerdir.

4. Kadınların toplumsal cinsiyete dayalı şiddete karşı korunması için gerekli olan özel tedbirler, bu Sözleşme hükümlerince ayrımcılık olarak sayılmayacaktır.”

Buraya kadar yazdık lakin yazımız uzadığından maddeleri bir sonraki yazımızda incelemek zorunda kaldık hepinizden haklarınızı helal etmenizi talep ederek özürlerimi beyan ederim. Ama bu hatırlatmayı yapmanın da elzem olduğunu düşünüyorum. Allah a CC   emanet ederim tüm dostlarımı.

 

BATI MEDENİYETİ ETKİSİ ALTINDA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ!” için 3 yorum

  • Mart 9, 2020 tarihinde, saat 11:53 am
    Permalink

    Allah razı olsun.

    Yanıtla
    • Mart 27, 2020 tarihinde, saat 1:13 pm
      Permalink

      cümlemizden inşallah kardeşim

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com